Advert
Korona Virüsten Kim Koruna!
Muzaffer Yurttaş

Korona Virüsten Kim Koruna!

Yazmak farz oldu. Herkes yazıyor çiziyor, atıyor tutuyor. Aslında önce doktorlar yazmalı. Çünkü doğru ayakkabılarını bağlarken yalan dünyayı üç kez dolanıyor. Sonra aşağı mahallede söylediği yalana yukarı mahallede insan kendisi de inanıyor.

Corona Virüsten Korunmak Mümkün mü?

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki internette hastalıkla ilgili dolaşan yalanların yayılma hızı hastalığın yayılma hızından çok daha önde gidiyor. Bilen bilmeyen herkes konuşuyor. Uzmanı dinleyen yok çünkü sağlık konusunda herkes uzman kesilmiş. Bir iki gün önce bir eş dost sohbetinde konu virüsten açıldı. Baktım her kafadan bir ses çıkıyor, ama bir doktora danışalım, ondan bu işin aslını öğrenelim diyen yok. Herkes maskeyi nereden alabilirim, hangi ilacı kullanmalıyım derdine düşmüş. Bunun bir biyolojik saldırı olduğunu söyleyenler, insanların diri diri toprağa gömüldüğünü belirtenler, teorilerle faraziyeler üretenler maalesef gün geçtikçe artıyor. Bu tür aslı astarı bilinmeyen huşularla ilgilenmek yerine kişi ve devlet olarak yapmamız gerekenleri ve bilimsel verileri dinlememiz gerekir diye düşünüyorum

Bu grup virüsler eskiden beri bilinen ve gribal enfeksiyon yapan virüs zaman içinde mutasyona / değişime uğradı ve yeni virüs ortaya çıktı. Bu enfeksiyonun en önemli yanı hastalık bulaşan kişilerin vücut direnci düşük olanların bazılarında ARDS denilen ani solunum yetmezliği sonucu ölümle sonuçlanabilmesidir. Aslında İnfluenza Virüsü denilen diğer bir virüs çok daha tehlikeli salgınlar yapabiliyor ve çok hızlı şekil değiştirebiliyor.

Çin'de ortaya çıkan yeni virüs (corona virüs) hakkında neler biliniyor?

Coronavirüsler deve, yarasa, kedi ve yılan gibi çok çeşitli hayvan türlerinde de bulunabilen virüslerdir. Hayvanlardan insanlara bulaşabilir ve insanlar arasında da bulaş devam eder. Bunun örnekleri MERS CoV ve SARS CoV’lerde görüldü.

Çin'in Vuhan kentinde yeni bir tür virüs ortaya çıktı. Virüse yakalananlarda akut solunum yolu enfeksiyonu görülüyor. Birkaç hafta içerisinde hızla yayılan virüse, Çin'in dışındaki ülkelerde de rastlanmaya başlandı.

Coronavirüs’ler insanları ve çok çeşitli hayvan türlerini enfekte edebilen RNA virüsleridir. Zarflı virüsler olarak da bilinir. İnsanlarda soğuk algınlığından pnömoni (zatüre)’ye kadar değişen çok çeşitli solunum yolu enfeksiyonlarına neden olurlar. Virüs bulaştıktan 3-5 gün sonra belirtiler ortaya çıkar. Coronovirüs enfeksiyonlarında hastalık 4-6 gün içerisinde kendi kendini sınırlar ve hastalar hızla iyileşirler. Olguların çok az bir kısmında ve özellikle risk grubunda ise pnömoni gelişebilir. Hastalık oluşumu için en az 10 bin virüsün bulaşması gerekir. Virüs vücuda bulaşında 3-4 saat sonra hücrelere girebiliyor. O süre zarfında antiseptiklerle ve tuzlu su ile eller, ağız ve burun temizliği yapılırsa virüsü uzaklaştırmak mümkündür.

Koronavirüsler orta derece soğuk algınlığından ölüme varacak semptomlara yol açabiliyor. 2019 nCoV enfeksiyonu da mevsimsel gripte olduğu gibi yaşlı hastalarda ya da hangi yaşta olursa olsun altta yatan kronik kalp hastalığı, akciğer hastalığı, kronik böbrek ve karaciğer hastalığı olanlarda daha ağır ve hayatı tehdit eder nitelikte seyretme eğilimindedir.

Salgının Boyutu Ne Aşamada?

Son verilere göre, Çin'deki ölü sayısı pazar günü itibariyle 305'e yükselirken, salgından etkilenenlerin sayısı 14 bin 380'e çıktı. Virüs şimdiye kadar, Çin dahil toplam en az 23 ülkede görüldü. Virüsün Çin'in doğu bölgelerinin yanı sıra Japonya, Tayland, Güney Kore, ABD, Singapur, Vietnam, Almanya, Fransa, İtalya ve Tayvan'a da yayıldığı biliniyor.

Hastalığın Kaynağı Ne?

Hastalığın, Çin'in 11 milyon nüfuslu kenti Vuhan'daki Huanan deniz ürünleri ve yarasa benzeri hayvanların satıldığı pazardan kaynaklandığı tahmin ediliyor. Bazı deniz canlıları koronavirüs taşıyor olabilseler de, pazarda tavuk, yarasa, tavşan, yılan gibi başka hayvanlar da bulunuyor ve bunlardan birinin virüsün kaynağı olması çok daha mümkün görünüyor. Virüsün kaynaklandığı belirlendiğinde, sorunla baş etmek çok daha kolay olacak. Şu an hastalığın insandan insana bulaştığı kanıtlanmıştır. Bulaşma şu ana kadar yoğunlukla hasta ile aynı ailede ya da ortamda bulunanlarda ve damlacık önlemlerini almayan sağlık çalışanlarında görülmüştür. Bulaşma genellikle hasta kişinin öksürmesi ve aksırması sırasında oluşan damlacıklarının 1 m’ye kadar yakın temasta ve korunmasız kişilerin solunum yollarından girmesi ile olmaktadır.

Daha Önceki Virüs Salgınları Neler?

SARS Salgını: İlk kez salgın halinde 2002 yılından itibaren görülmeye başlayan Coronavirüs türleri soğuk algınlığından farklı, adeta grip benzeri daha ağır seyirli solunum yolu enfeksiyonu ile kendini göstermeye başlamıştır. Bunlardan ilki SARS-CoV (Severe Acute Respiratory Syndrome Coronavirüs), (Ağır Akut Solunum Yetmezliği Sendromu) Coronavirüs enfeksiyonudur. Şubat 2003’de Çin’in Guangdong bölgesinde ilk önce yarasalardan palmiye misk kedisine ve buradan da insanlara bulaştığı düşünülen hastalık 8 ayda ve olguların çoğu Çin’den olmak üzere 5 kıtadan 33 ülkede 8000 kişiyi etkisi altına almış ve yaklaşık 800 kişi bu hastalıktan hayatını kaybetmiştir. 2004 yılından sonra da SARS’a bağlı yeni bir olgu bildirimi olmamıştır. Salgında hastaların % 9’u ölmüştür.

MERS Salgını: Bir diğer Coronavirüs enfeksiyonu da MERS-CoV (Middle East Respiratory Syndrome korona virus) enfeksiyonudur. İlk defa 2012 yılında Suudi Arabistan’dan başlamıştır. Deveden insana bulaştığı ve Haziran 2018’e kadar devam eden bu farklı MERS-CoV salgını da 5 kıtada ve 27 farklı ülkede 2229 olguda saptanmıştır. Olgulardan 791’i kaybedilmiştir. SARS-CoV’de ölmüm oranı % 9 iken MERS-CoV’de bu oran %35’e ulaşmıştır.

31 Aralık 2019 tarihinde Çin’de Hubei eyaletine bağlı 11 milyon nüfuslu Wuhan şehrinden bildirilen olgunun da bugüne kadar hiç görülmemiş yeni bir Coronavirüs ile enfekte olduğu saptanmıştır. 2019-nCoV olarak adlandırılan bu virüsün de SARS-CoV ve MERS-CoV gibi bir zoonotik enfeksiyon yani hayvanlardan insanlara bulaştığı düşünülmektedir. Korona Virüs Salgınında bulaşanların % 3 ü ölmüş durumda. Salgının boyutu tam bilinmediği için bu yeni virüsün yol açabileceği ölümlere dair bir tahmin yürütmek zorlaşıyor.

Salgın Nasıl Durdurulabilir?

Şu an için 2019-nCoV virüsüne karşı bir aşı bulunmuyor. Bir ilacı ve aşısı yok. Aşının geliştirilmesi ise en az bir yılı bulabilir. Eldeki tek seçenek, virüse yakalanmış kişileri tespit edip karantinaya almak. Hastalarla temas halinde olan kişilerin izlenmesi ve sağlık durumlarının kontrol altında tutulması da uygulanan yöntemler arasında. Salgını önlemek için seyahat sınırlamaları seçeneği de yürürlüğe konmuş durumda.

Hastalıklı kişilerden uzak durmak, elleri ve vücudu sık sık yıkamak, duş almak. Yatak istirahati, dengeli beslenme, bol sıvı tüketimi çok önemlidir. Vücudun bağışıklık sistemini artıracak bir takım faktörler var. Örneğin B6, B12, D vitamini, Selenyum gibi vitamin ve mineraller vücutta eksikse alınması çok önemlidir. Ağıza ve buruna tuzlu su çekerek virüsün miktarını azaltmaya çalışmak ve vücut immün sistemini sağlıklı tutmak yapılabilecek önlemler arasında sayılabilir. Özellikle bu kış günlerinde kemik suyu, kelle paça, kefir ve yoğurt, zerdeçal ve zencefil tüketmek vücut direncini yüksek tutmaya yardımcı olacaktır. 500 ml suya 5 çay kaşığı yemek tuzu konularak ağız ve burun temizliği günde 2-3 defa tekrar edilmelidir. Toplu yaşam alanlarında AVM, restoran ve hastanelerde Ultraviyole C lambası ile sterilizasyon yapılması ortamın virüslerden arındırılması için gereklidir. Kullanılacak sıvılar ve sabunlar antiseptik özelliği yüksek olan ürünler olmalıdır. Evler, ortak mekanlardaki kap ve benzeri yerler sirkeli su ile sık sık silinerek temizlenmelidir.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, şu ana kadar Türkiye'de kesin koronavirüs tanısı konan herhangi birisi olmadığını iade etti. Sağlık Bakanı Türkiye’de havaalanı ve limanlarda 24 saat sağlık personeli bulundurulduğunu söyledi. Türk Hava Yolları (THY) da salgın nedeniyle Çin seferlerini 9 Şubat'a kadar durdurma kararı aldı. Koronavirüsün ortaya çıktığı Vuhan kenti ile İstanbul arasındaki ticari seferlerin durdurulmuş durumda. Çin’in Vuhan kentinden getirilen 32’si Türk 40 yolcu Ankara Zekai Tahir Burak Hastanesi’nde özel hazırlanan odalarda 14 gün boyunca karantina altına alınmış durumda.

Bu salgın dünyayı meşgul edecek gibi görünüyor. Paniğe gerek yok. Gerekli önlemleri almalı, hijyene dikkat etmeli ve vücut direncimizi yüksek tutmalıyız. Devletler de gerekli önlemleri almalıdır. Bu arada bu tür salgınları ranta dönüştürme gayreti içinde olan fırsatçılara da pirim verilmemelidir. Sağlıklı ve huzurlu bir yaşam dileği ile!

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Başkan Tosun’dan Miraç Kandili Mesajı
Başkan Tosun’dan Miraç Kandili Mesajı
Ege Bölgesi Masterlar Kulüp Başkanlarından Kula’da Dostluk Maçı
Ege Bölgesi Masterlar Kulüp Başkanlarından Kula’da Dostluk Maçı